54. Hükümetin Başbakanı Erbakan Efsanesi ve Ağır Sanayi Hamlesi
Necmettin Erbakan hoca Yeniden Büyük Türkiye’yi kurmak için 1977 yılında meşhur Ağır Sanayi Hamlesini başlattı. Türkiye’yi lider ülke yapmak için yola çıktı. Hiç yoktan, borç alarak değil, kendi paramızla, milli imkânlarımızla bu büyük tarihi hamleyi başardı. Çok kısa bir süre içinde 70 tane fabrikayı tamamlayıp hizmete açtı. Ağır Sanayi Hamlesi 200 fabrikalık bir programdı
-Ama Siyonist sömürü merkezleri ve yerli sabataist şebekeler, Güneş Motel oyununu oynadı. Koalisyon ortağı çürük çıktı. 12 kişi öbür partiye geçirilip bakan yapıldı. Böylece Meclis’te çoğunluğu kalmadı.
Bu Ağır Sanayi Hamlesi 5 bölümden meydana geliyordu. Read more…
Cep telefonunuz çalındıgında yapmanız gerekenler
Neredeyse herkesin cep telefonu olduğuna göre, bu yazıyı sizin de okumanız gerekiyor
Merak edenler için ülkemizde ne kadar cep telefonu olduğunu açıklayalım. Türkiye’de 117 milyon cep telefonu var. Bunların yaklaşık 50 milyonu kullanılmıyor.
CEP TELEFONU KAYBOLMA VEYA ÇALINMA,,
Cep telefonunuz kaybolursa ya da çalınırsa ne yapacağınızı biliyor musunuz?
Canım sağolsun, yenisini alırım demeyin. Olayın ciddi riskleri var.
Örneğin bulan ya da çalan kişi kendi kullanabileceği gibi, başka birine de verebilir. Read more…
19 Mayıs Şiirleri,19 Mayıs Seçme Şiirler
19 Mayıs Şiirleri,19 Mayıs Seçme Şiirler
19 Mayıs
Şiddetle gelmişti, dört yandan vurgun,
Hem bıkkındı millet, hem de çok yorgun.
Kimi gafletteydi, kimisi dargın,
Bir sen uyanıktın, bir sen Atatürk. Read more…
Altın Koza’da 31 Film Yarışıyor
Adana’da, 8 -14 Haziran Tarihleri Arasında Yapılacak 16. Altın Koza Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması”nda Yarışacak Filmler Belli Oldu. 31 Filmin Başvurduğu Yarışmada ‘Festival Kurulu’ Tarafından Belirlenen 12 Film, Altın Koza Ödül Heykeline Sahip Olabilmek İçin Yarışacak.
Adana’da, 8-14 Haziran tarihleri arasında yapılacak 16. Altın Koza Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yarışacak filmler belli oldu. 31 filmin başvurduğu yarışmada Festival Kurulu tarafından belirlenen 12 film, Altın Koza Ödül Heykeline sahip olabilmek için yarışacak. Read more…
Chrysler alırken kredi kullanılabilecek
ABD’de, otomotiv şirketi Chrysler’ın iflas koruma başvurusu davasına bakan mahkeme, şirketin haziran ayı sonuna kadar faaliyetlerini finanse etmek amacıyla şirketin ABD ile Kanada hükümetlerinin 4,5 milyar dolarlık kredisinden yararlanabilmesine geçici onay verdi. Mahkemenin, bu geçici onayı Chrysler’ın en değerli varlıklarını İtalyan otomotiv şirketi Fiat, sendika ve ABD ile Kanada hükümetinin sahibi olacağı yeni şirkete satışına bir ”köprü” oluşturacak.
Davaya bakan ABD İflas Mahkemesi yargıcı Arthur Gonzalez, şirketin 4,5 milyar dolarlık krediden yararlanabilmesine geçici onay verirken, şirket şimdilik likidite sıkıntısını atlatmak için 1,8 milyar doları hemen kullanacak. Bu kredinin tamamının kullanılması daha sonra yapılacak bir duruşmada nihai onayı gerektiriyor.
Read more…
Celalettin Cerrah, kimden cesaret alıyor?
İstanbul Emniyet Müdürü’nün Münevver cinayetiyle ilgili sözlerine tepkiler artıyor.İSTANBUL’da başı testereyle kesilen liseli Münevver Karabulut’un katil zanlısı Cem Garipoğlu, cinayetin üzerinden 56 gün geçmesine rağmen yakalanamadı. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ise gazeteci Ayşe Arman’a, E takip etselermiş kızlarını. Sizin kızınız olsa, kaçta eve gelmesini istersiniz? Gece erkek arkadaşının evinde kalmasına izin verir misiniz, diyerek tartışma yarattı. CHP Ordu Milletvekili Rahmi Güner ve İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, Celalettin Cerrah’ın sözleri üzerine dün ayrı ayrı soru önergeleri verdiler. Güner, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a şu soruyu yöneltti: Kimden cesaret almaktadır? Bu şekilde ifadeler
kullanan bir emniyet müdürünü hala görevde tutmayı düşünüyor musunuz? Read more…
Yahya Kemal Beyatlı hayatı,Yahya Kemal Beyatlı kimdir
-2 Aralık 1884′te Üsküp’te doğdu. 1 Kasım 1958′de İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Ahmed Agâh. Üsküp Belediye Başkanı Nişli İbrahim Naci Bey’in oğlu. Annesi Nakiye Hanım ise şair Lefkoşalı Galib’in yeğeni.
-Çocukluk yılları Üsküp’teki şiirlerine de yansıyan Rakofça çiftliğinde geçti. İlköğrenimini özel Mekteb-i Edep’te tamamladı. 1892′de Üsküp İdadisi’ne girdi. Bir yandan da İshak Bey Camii Medresesi’nde Arapça ve Farsça dersleri aldı. 1897′de ailesi Selanik’e taşındı. Annesinin ölmesi, babasının tekrar evlenmesi yüzünden aile içinde çıkan sorunlar nedeniyle Üsküp’e döndü. Tekrar Selanik’e gönderildi. 1902′de İstanbul’a geldi. Read more…
Musa Aleyhisselam hayatı
Kur’ân-ı Kerîm’de sözü edilen ve en çok ismi geçen peygamberlerden birisi de Mûsâ aleyhisselamdır. 34 sure, 131 ayet ve 136 yerde kendisinden doğrudan bahsedilir. Bu bahisler çok geniş bir perspektif içerisinde olduğundan, dönemin Mısır yönetimi, ekonomisi, sosyal ve dini yapısı net şekilde görülebilmektedir. Bu dönemin, tarihin hangi yıllarında yaşandığı ise açıkça bildirilmemiştir.
Mûsâ aleyhisselamın hayatında ve peygamberlik döneminde işaret taşı sayılabilecek olaylar özetle şöyledir; doğumu ve suya bırakılması, Mısır’dan hicret etmesi, Medyen yöresinde geçen yıllar, Mısır’a dönüş, sihirbazlarla yapılan karşılaşma, Firavn ve ordusunun helak edilmesi ve Sina çölündeki hayati.., Read more…
Okulda sınavlardan nasıl yüksek not alınır?
Okulda sınavlardan nasıl yüksek not alınır?
Bir haber sitesinde okudum okulda nasıl başarılı olur diye bir yazı cok etkilendim dalakforumu okuyanların yani yazılarımı okuyan ziyaretçileriminde faydalanması için yazıyı paylaşıyorum;
Beyin performansı için en önemli öğünün kahvaltı olduğunu belirten Diyetisyen Nurdan Camcı, öğrencilerin beslenme şekillerinin başarıya etkisinin büyük olduğunu söyledi. Read more…
Kanser ile nasıl mücadelenin yolları
Benim blogumu takip eden arkadaşalar için bilgilendirici ve anlatıcı ve ögretici konuları işleye devam edecegim bir haber sitesinde gördügüm ve faydalı olacagını düşündügüm için sizinle paylaşiyarum;
Kanser hastalığı ile nasıl mücadele edilir?
Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu {TKASK} Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, kanser hastalarına psikolojik desteğin şart olduğunu belirterek, ”Anne, baba, eş, kardeş, arkadaşlar ve tedaviyi yapan hekimin yanı sıra profesyonel uzmanlarca da moral destek verilebilir” dedi.
Yaşam süresinin uzaması, dengesiz ve sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam gibi faktörlere bağlı olarak her yıl kansere yakalananların arttığını belirten Kutluk, 2020′de her sene dünyada 16 milyon kanser vakası görüleceğinin ve 10 milyon kişinin kansere bağlı hayatını kaybedeceğinin öngörüldüğünü söyledi.
Kutluk, Türkiye’de her yıl 150 bin kişinin kansere yakalandığını ifade ederek, sık görülen kanserlerin erkeklerde sırasıyla akciğer, mide, mesane (idrar torbası), kalın bağırsak, larinks {gırtlak} ve prostat; kadınlarda ise meme, bağırsak, mide, over {yumurtalık}, akciğer ve lösemi olduğunu kaydetti. Dünyada her yıl yarım milyon kadının rahim ağzı kanserine yakalandığını ve her iki dakikada bir kadının bu kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Kutluk, Türkiye’de ise her yıl rahim ağzı kanserine yakalanan bin 500 kadından yarıya yakınının yaşamını yitirdiğine dikkati çekti.
Kanserle mücadelede, hastalığın ortaya çıkmasında genetik özelliklerin dışında çevresel faktörlerin, yaşam biçiminin ve beslenme alışkanlığının çok önemli olduğunu vurgulayan Kutluk, özellikle tütünün, kanserlerin yüzde 30′undan sorumlu olduğunu bildirdi.
Kutluk, Türkiye’de kansere bağlı ölümlerin erkeklerde yüzde 40′ının, kadınlarda ise yüzde 8′inin akciğer kanseri nedeniyle meydana geldiğine dikkati çekerek, soluk borusu, bronş ve akciğer kanserlerinin yüzde 71 inin, gırtlak kanserlerinin yüzde 59 unun, üst solunum ya da sindirim yolları kanserlerinin yüzde 59 unun, idrar torbası kanserlerinin yüzde 27 sinin, böbrek kanserlerinin yüzde 26 sının, pankreas kanserlerinin yüzde 21 inin, lösemilerin yüzde 12’sinin, karaciğer kanserlerinin yüzde 11′inin, rahim ağzı kanserlerinin ise yüzde 3′ünün tütün kullanımı nedeniyle meydana geldiğini söyledi.
ÜSTESİNDEN GELMEK MÜMKÜN,
Kanserle mücadelede, kanserli hastalara verilecek psikolojik desteğin önemine değinen Kutluk, ”İnsanlar, kanserin daha adını duyduklarında ürküyor ve hastalığı kimseyle paylaşmak istemiyor” diye konuştu.
-Kutluk, kanserin kişilerin sosyal yaşantılarını, iş hayatını, arkadaş ilişkilerini olumsuz etkileyebildiğini belirterek, şunları kaydetti;
-Bunların üstesinden gelmek mümkün ancak bu noktada yakın çevresindekilerin hastaya verecekleri destek çok önemli. Bu destek hem duygusal hem de hastanede yapılacak resmi işlemlerin takibinde olmalı. Çünkü, emin olun bu süreç de çok zor ve yorucu. Zaten ‘kanser’ şokunu yaşayan bir kişiye bir de bu tür stresin yüklenmesi ağır olacaktır. Bu nedenle işlemler hasta dışındakilerce yapılmalı ve hastaya her zaman yanında olduğu güvenini vermelidir.
Anne, baba, eş, kardeş, arkadaşlar ve tedaviyi yapan hekimin yanı sıra profesyonel uzmanlarca da moral destek verilebilir. Profesyonel desteğe ihtiyaç duyan hasta, merkezde uygun birimin olması halinde buradan ya da imkanları ölçüsünde özelde hizmet veren bir hekimden destek alabilir. Uzman hekimin gerek görmesi halinde ilaç tedavisi de uygulanabilir.
Bu tür imkanlara sahip olmayan hastalar da hekimlerine her türlü soruyu sorabilmeli, iç huzursuzluğunu çekinmeden anlatabilmeli ve hekimiyle birlikte ortak bir çıkış yolu bulmalıdır. Çünkü, paylaşmanın psikolojik stresi azaltacağı unutulmamalıdır.-
Moralin kanseri yenmede tıbbi tedaviye doğrudan bir etkisi olmadığını ancak hastanın yaşama tutunmasında çok önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Kutluk, şöyle devam etti;
Tedavinin sürekliliğinde hastanın ruhsal bütünlüğü sağlanmalıdır. Hastaya, tedavi sürecinde hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları olabildiğince anlayışlı olmalı hastanın sorularına cevap verebilmelidir.
Evde ve sosyal yaşantısında ise yakınları, hastanın moralini yüksek tutacak yaklaşım içinde olmalıdır. Bu, hastalığı yok sayarak, hiç birşey yokmuş gibi bir davranarak ve sürekli hastalığı hatırlatacak kişilerle birlikte olarak, hikayeler anlatarak ya da uyarı mesajları biçiminde de olmamalıdır.,
Kutluk, hastanın moral dengesinin korunabilmesi için sosyal yaşamdan kopmaması, yalnızlaşmaması gerektiğini dile getirerek, ”Ameliyatın ardından, kemoterapi ya da radyoterapi sonrasında hasta fiziksel olarak yorgun olduğu için aktif yaşamdan kopabilir. Bu zamanlarda kesinlikle zorlanmamalıdır. Ancak, bugünlerin geçici olduğu söylenerek ona güven verilmelidir” dedi.
AA